Basmane

Basmane’de Gezilecek Yerler ve Turistik Noktaları

Basmane Gezilecek Yerler

Basmane , İzmir’in misafirhanesi olarak adlandırılır. Smyrna’nın bu en eski semtlerinden biri şehirde kısa veya uzun süre kalanların buluştuğu kültür deryası bir semt. Basmane semtinin gezilecek ve görülecek birçok mekanı bulunuyor. Aslında her sokak ve her bina kendi başına bir kültür ögesi ancak biz belli başlı olanlarını Kentimiz İzmir Derneği ve Tarkem’in hazırladığı broşürden aldık. İzmir Tarihi ve değerleri için çaba sarf eden bu iki ekibe de sonsuz teşekkürler.

Basmane Turu’na Basmane Garı’ndan başlayabilirsiniz. Basmane Garı, Fuar’ın ana girişinde, metro ve otobüsle ulaşılabilen bir noktada bulunmaktadır.

Öncelikle Gar yakınındaki yerleri tanıyalım.

Basmane Garı

Basmane Garı Tarihi

Basmane Garı, 1876 yılında Regie Generale adlı Fransız firma tarafından inşa edilmiş. Bu sebeple Fransız mimarisi görülebilir.

1922 Büyük İzmir Yangını’nda hasar görmüş, 1926 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın kurulmasının ardından onarılmış.

Basmane Garı

Cumhuriyetin ilk yıllarında Basmane Garı’nın önünde 9 Eylül kutlamaları da yapılıyormuş. Garın önünde toplanan tören alayı, 10 Eylül 1922 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının geçtiği Anafartalar Caddesi üzerinden yürüyerek Konak Atatürk Meydanı’na ulaşırmış.
Neredeyse 150 yıldır yolcularını ağırlayan bu tarihi gar, sayısız kavuşma ve ayrılık anlarına tanıklık etmiş. Kurtuluş Savaşı’na, Kore Savaşı’na giden askerler buradan uğurlanmıştır.


Basmane garı günümüzde İzmir Metro’sunun bir durağı, Ödemiş, Tire, Manisa, Denizli, Balıkesir gibi Ege Vilayetlerine giden trenlerin kalkış durağıdır.

Garın Hemen Yanında Çorakkapı Cami’sini Görebilirsiniz


Basmane Karakolu

Çorakkapı adıyla da anılan karakolun inşası 1914 yılında başlamış ve iki yıl sonra, 15 Haziran 1916’da dönemin İzmir Valisi Rahmi Bey’in de katıldığı parlak bir törenle yapılan açılışın ardından hizmet vermeye başlamış. Beşik çatısı ve bodrumuyla birlikte dört katlı olan karakol
binası, yığma tekniğinde inşa edilmiş. Yapıda batılı ve oryantalist üsluplar bir arada kullanılmış.
Simetrinin hâkim olduğu cephede, giriş açıklığı özellikle vurgulanmış.
Günümüzde 100 yılı geride bırakan Basmane Karakolu, 2018 yılında tamamlanan restorasyonun ardından yeniden hizmet veriyor.

Eski Yıldız Sineması

Yıldız Sineması, önceleri yazlık bir sinema iken 1954 yılında kapalı bir sinemaya dönüştürülmüş. 1957’de Mimar Erdoğan Tözge tarafından yeniden inşa edilmiş ve bugünkü ismiyle kapılarını 22 Mart’ta Zeki Müren konseriyle açmış. Zamanın en iyi filmlerinin oynadığı, 1800 koltuklu üstü açılabilen büyük bir sinema düşünün. Raj Kapoor’un gişe rekoru kıran Hint filmi Avare ilk kez burada gösterime girmiş, yıl 1954. Film öyle beğenilmiş ki sonrasında Türkiye’nin neredeyse tüm sinemalarında gösterime girmiş. Sinema perdesi, projeksiyon makinesi ve diğer gösterim aletleri hala duruyor.Geniş salon ise günümüzde Yıldız Spor Tesisi olarak kullanılmakta.

Basmane Hamamı

17. yüzyılda inşa edildiği ileri sürülen Basmane Hamamı’nda, diğer hamamlarda olduğu gibi içilebilir nitelikte meşhur Osmanağa Suyu kullanılırmış. Basmane Hamamı’nda 28 keseci çalışır, müşteriler randevu alarak gelirmiş.
Hamam, günümüzde de bakımlı ve işler durumda. Yıllar sonra bile Basmane Garı’ndan inmiş uzun yol yolcularının yıkanıp paklandığı,
hafiflediği yer olmaya devam ediyor.

Tarihi Basmane Fırını

Altınpark bölgesinde yer alan fırında her daim taze unlu mamüller bulabilir, semtin temel gıda ihtiyacını siz de paylaşarak, semt sakinlerinin ruhunu yaşayabilirsiniz. Fırının karşısında eski tip bir tatlıcı da bulunuyor. Lokma bulabilirsiniz.

Altınpark Kazı Alanı

Altınpark Arkeolojik Alanı 2000 yıl içinde antik bir yola, bir Osmanlı mezarlığına ve son olarak bir parka ev sahipliği
yapmıştır. 2008 yılından beri sürdürülen kazı çalışmalarında, Smyrna’yı Kervan Köprüsü üzerinden Pergamon (Bergama),
Phokaia (Foça), Sardis (Salihli) gibi Kuzey ve İç Ege kentlerine bağlayan yolun bir parçası tespit edilmiş. Ayrıca, Roma döneminde yeniden
kullanılmış olan Hellenistik bir mezar steline ve iki konuta ilişkin kalıntılara rastlanmış. Her iki konut da şehrin kapılarından biri olan Magnesia Kapısı’ndan çıkan anayolun üzerindeymiş. Konak Belediyesi tarafından hazırlanan projeyle Altınpark’ta kapalı ve yarı
açık sergileme alanları ile arkeolojik kalıntıların ziyarete açılması planlanıyormuş.

 
                  Altınpark Kazı Alanı
 
 

Kumrulu Mescit

Kumrulu Mescit İzmir’in eski mescitlerinden biridir. Abdurrahman Mescidi adıyla da bilinen mescidin,
yuvarlak kemerli kapısının sağında yer alan iki sütunlu, üç satırlı kitabesinden Hicri 1170 (Miladi
1757) tarihinde Hatice Kadın tarafından yaptırıldığı anlaşılmakta. Mescit , dikdörtgen bir harim ve onun kuzeyinde bulunan son
cemaat yerinden oluşmakta. Kaba yonu taştan inşa edilen yapının alt katı türbe, üst katı mescit olarak düzenlenmiş.

Kumrulu Mescit

Basın Müzesi

İzmir Gazeteciler Cemiyeti, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Üniversitesi işbirliğiyle kente kazandırılmış olan İzmir
Basın Müzesi, Aziz Vukolos Kilisesi’nin müştemilatında yer alıyor. Öldürülen Gazeteciler, Hasan Tahsin, İsmail Sivri ve
Atilla İlhan Stüdyo Odası isimleri verilmiş odalarında gezerken, İzmir ve Türk basının tarihine, değişime tanıklık edeceksiniz.
Müze 1257 Sokakta Aziz Vukolos Kilisesi’nin yanında bulunuyor.
Dipnot: Müze içerisinde Eski TRT kameralarıyla donatılmış bir stüdyo kurulmuş. Burada eşzamanlı çekim yapan kameralarla kendinizi reji ekranlarından ve televizyonlardan izleyebilir, arkadaşlarınızla oldukça keyifli vakitler geçirebilirsiniz.

Öldürülen Gazeteciler Odası

Aziz Vukolos Kilisesi

1922’deki Büyük İzmir Yangını’ndan kurtulan az sayıdaki Rum Ortodoks kiliselerinden biri Aziz Vukolos. Rum Ortodoks Cemaati tarafından, 1865’te Osmanlı yönetiminden alınan izinle, eski bir tapınak alanının üzerine, 1866-1867 yıllarında inşa edilmiş. Kilise, İzmir’in ilk piskoposları olan Aziz Vukolos ve Aziz Polycarpe’a adanmış. Yangın sonrasında ayakta kalan kilise, mübadeleyle Rum nüfusun kentten ayrılmasının ardından cemaatsiz kaldığı için kullanılmaz olmuş. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan restorasyon ve çevre düzenleme çalışmaları 2010 yılında tamamlanmış olan Aziz Vukolos Kilisesi’nde 2014 yılında, 92 yıl sonra ilk kez ayin yapılmış. Ayine İzmirli Ortodoksların yanı sıra Yunanistan, İngiltere ve Rusya’dan da Ortodokslar katılmıştır.
Kilise günümüzde kültür merkezi olarak kullanılmakta. Müze hakkında bir yazımız için tıklayın.

Aziz Vukolos Kilisesi

Kervan Köprüsü
İki bin yılı aşkın bir geçmişi olan, İzmir’e gelen her seyyahın mutlaka gittiği Kervan Köprüsü, kentte gravürü ve resmi yapılmış yörelerin başında geliyor.Hakkında şiirler yazılmış, beste yapılmış köprünün altından geçen Meles Çayı şehrin doğu sınırıymış, bu sınır geçildiğindeyse kent yaşamının kargaşası başlarmış.Kervanlar köprüye gelmeden önce görkemli servi ağaçlarının bulunduğu mezarlıkların arasındaki yolu kat edermiş. Roma Dönemi’nde MÖ 2. yüzyılda inşa edildiği düşünülen kesme taş bloklardan oluşmuş köprü, aynı zamanda Guinness Rekorlar Kitabı’nda da “dünyanın en eski köprüsü” olarak tescillenmiştir.

Basmane Semt Merkezi
Tarihi Nebahat Tabak Evi adıyla anılan iki katlı cumbalı ev, 19. yüzyıl Rum mimarisi özelliklerini taşıyor. Çiçekli, yemyeşil
bahçesi ve tavan süslemeleriyle degörülmeye değer bu evin bulunduğu sokağın bir ucu Anafartalar Caddesi’ne,
diğer ucu ise Oteller Sokağı’na açılıyor. Hayırsever Nebahat Tabak yıllarca yaşadığı evini 1967 yılında SHÇEK’na bağışlamış. Yapı,
tadilattan geçirilerek çocuk yurdu olarak kullanılmaya başlanmışsa da 1973 yılında kapısına kilit vurulmuş ve bu tarihten itibaren boş kalan yapı maalesef harap duruma gelmiş. Konak Belediyesi, yapının kurtarılarak semt sakinlerine hizmet vermesi için restorasyon çalışmalarını yapmış ve Basmane Semt Merkezi olarak 23 Şubat 2007 tarihinde açılışını yapmıştır.

Basmane Altınpark Meydanı’ndan yukarı çıktıkça şu yerleri de ziyaret edebilirsiniz.

İzmir Radyo ve Demokrasi Müzesi

“Radyo ve Demokrasi” kavramlarını bir arada kullanan tek müzeye ev sahipliği yapan iki katlı, küçük bir avlusu olan Sarmaşıklı Ev, Fahrettin Selçik tarafından Konak Belediyesi’ne bağışlanmış. İzmir Radyo ve Demokrasi Müzesi, yaklaşık iki yıl süren çalışmaların ardından 5 Aralık 2013 tarihinde ünlü radyo programcılarının ve spikerlerin katılımı ile kapılarını ziyaretçilerine açmış. Müze koleksiyonu, 1920’den 2000’lere kadarki dönemlere ait radyolar, pikaplar, çok sayıda plak ve interaktif eserleri içeriyor. Radyoların düğmesini çevirdiğiniz anda Atatürk’ün Cumhuriyet’in 10. yılı meclis konuşması, Adnan Menderes’in Yassıada savunması, Kenan Evren’in darbe aktarımı ya da Deniz Gezmiş’in mahkeme savunması gibi tarihi anlara tanıklık etmeniz de mümkün.

Radyo Müzesi
 


Altınordu Müzesi

İzmir’in en köklü kulüplerinden Altınordu Spor Kulübü, Cumhuriyet ile yaşıt.
Kentte Türkler tarafından ilk olarak 1912 yılında Karşıyaka, 1914 yılında ise Altay spor kulüpleri kurulmuş. Kurtuluş Savaşı
boyunca azalan spor faaliyetleri de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla yeniden canlanmış. 26 Aralık 1923 tarihinde kentin
köklü ailelerinin bulunduğu Basmane – Tilkilik – Namazgâh semtlerinden ise nihayet Altınordu Spor Kulübü doğmuş.
Altınordu Spor Kulübü binası ve antrenman sahası 2007 yılında aslına uygun olarak restore edilmiş. Tarihinde önemli başarılar elde etmiş Altınordu Spor Kulübü’nün kupa, şilt ve plaketlerini burada görebilirsiniz.

Hatuniye Meydanı ve Oteller Sokağı


Basmane’nin tam ortasında yer alan ve en hareketli bölgesi, günümüzde özellikle Arap ağırlıklı bir yerleşim yeri olmuş durumda.
Bu bölgede şu yerler ilginizi çekebilir:

Hatuniye Camii

Basmane’nin kalbi olan meydana adını veren, İzmir’in en eski camilerinden Hatuniye Camii, kentte kadınlar tarafından yaptırılmış iki tarihi camiden biridir. Hatuniye Camii’nin banisi Tayyibe Hatun, Kemeraltı Camii’nin banisi Yusuf Çavuşzade Hacı Ahmet Ağa’nın annesidir. Caminin yapılış hikâyesi, güney cephesinde yer alan mermer üzerinde aktarılmış. İnşa kitabesi olmasa da Evliya Çelebi bize 1670 yılından önce yapıldığının bilgisini verir.


Dönertaş Sebili

Mermer süslemeleriyle ünlü, kentin su mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Dönertaş Sebili, 1814 yılında Osmanzadeler’den Seyyid İsmail Rahmi Efendi tarafından yaptırılmıştır. Sebilin iki cephesinin birleştiği yerde yer alan silindirik taşın dönmesi sebebiyle sebilin adı “Dönertaş Sebili” olmuştır. Bu sütun aslında yapının dengesinin bozulup bozulmadığını anlamak için yerleştirilmişse de halk tarafından uzun yıllar boyunca bir dilek taşı olarak da kullanılmış. Taşı döndürebilen kişilerin dileklerinin yerine geleceğine inanılırmış. Dönertaş Sebili, mimari açıdan olduğu kadar, Osmanlı dönemindeki sebil kültürünü yansıtıyor olması bakımından da oldukça değerli. Hayır için yaptırılan bu sebilde diğerlerinde olduğu gibi, yoldan gelip geçenlere parasız içme suyu, bayram ve özel günlerde ise şerbet dağıtılırmış.

Orta Basmane’de Önemli Noktalar


Rahmetullah Efendi Evi

29 Ocak 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk ile Latife Hanım’ın nikâhını kıyan Rahmetullah Efendi, İzmir Valisi İzzet Bey’in Yunan işgaline direnilmemesi emrine karşı çıkarak Milli Mücadele’nin içinde yer alan bir isim aynı zamanda.Rahmetullah Efendi’nin yaşamış olduğu bu iki katlı, cumbalı evi günümüzde metruk halde, kurtarılmayı bekliyor.

Antikhan Otel
Osmanlı Mimarisi’nin en güzel örneklerinden biri olan tarihi yapı 1857 yılında Latife Hanım’ın babası Uşakizade
Muammer Bey tarafından yaptırılmıştır. 1924 ikinci defa İzmir Belediye Başkanı seçilen Muammer Bey, İzmir’de ilk imar
planı çalışmasını başlatan başkan olur. Muammer Bey tarafından yaptırılan bu yapı 1998 yılında restore edilerek Otel Antikhan ismini
almıştır.

Basmane Oteller Sokağı

Basmane – Tilkilik bölgesindeki Oteller Sokağı’nın görebileceğiniz çoğunluğu taş söveli, cumbalı ve taş işlemeli olan bu güzel otelleri, aslında
19. yüzyılın başında birer ev olarak inşa edilmiş. Kemeraltı çarşısının yarattığı hareketliliğe, 1876 yılında Basmane Garı, 1936’dan itibaren de İzmir Enternasyonal Fuarı’nın da eklenmesiyle bölgedeki konaklama talebi iyice artmış. 1922 yangınında özellikle Kordon’da bulunan kentin büyük otellerinin çoğunun kaybedilmesi de buraya ilgiyi arttıran önemli nedenlerden biri olmuş. Kentin köklü ailelerinin yaşadığı bu bölgedeki konutlar, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde otele dönüştürülmeye başlamış. Bu sokakta bulunan Saray Otel, yönetmen Zeki
Demirkubuz’un 1997 yılı yapımı Masumiyet filminin birçok sahnesine mekân olmuş.

Oteller sokağı günümüzde kozmopolit yapıyı yansıtmaktadır. Sokakta Afrikalı , Arap ve birçok milletten insana denk gelebilirsiniz.

İzmir Kadın Müzesi
Türkiye’de bir ilk örnek olan Kadın Müzesi, Anadolu kadınının unutulan geçmişini ve gücünü hatırlatmak, yaratıcılığını ortaya çıkarmak, kendi geçmişine ait anıların canlandığı özel bir mekân yaratma amacıyla 23 Ocak 2014 tarihinde açılmış. Dönem evlerinin karakteristik özelliklerine sahip, Avrupa ve geleneksel Türk mimarisinin ögelerinin bir arada kullanıldığı yapının restorasyonu Konak Belediyesi tarafından kadın restoratörlerle gerçekleştirilmiş.

Agora ve Çevresi Gezilecek Yerler

Smyrna Agorası

Symrna Agorası, antik kentin idari, siyasi, adli ve ticari merkezi durumundaymış. Agora, antik kentin merkezinde, bu bölgedeki ızgara kent planına uygun olarak dörtgen bir alanı kapsamaktaymış. MÖ 4. yüzyılda kurulmuş olan Agora’dan günümüze gelebilen kalıntıların çoğu, MS 178 depreminden sonra İmparator Marcus Aurelius’un destekleriyle yeniden inşa edilen Roma Dönemi Agorası’na ait. Kazılarda Batı Portiko’nun büyük kısmı, Bazilika’nın ise tamamı ortaya çıkarılmış. Agora’nın hemen yakınında Kent Meclisi ve Mozaikli Yapı olarak tanımlanan iki kamu yapısı ile bu yapıların batısında bir Roma hamamı tespit edilmiş. Agora avlusunda anıtlar,heykeller, dini törenlerde kullanılan çok sayıda tanrıya ait sunaklar,mermerden yapılmış oturma yerleri olan Exedralar yer alırmış. Osmanlılar Dönemi’nde Agora ve çevresi ‘’Namazgâh’’ olarak kullanılmış.

Mezarlıkbaşı Katlı Otopark
Günümüzde kentin tarihi hazinesi Smyrna Agorası’nın hemen yanında yer alan, önceleri ırgat pazarı olarak anılan bölgenin siyah beyaz fotoğraflarında otoparkın yerinde bir pazar yeri, antik agoranın yerinde ise çeşitli yapılar görülüyor. Smyrna Agorası’nda 1933’te başlayan arkeolojik kazılar, son dönemde kamulaştırma çalışmaları ile genişletilmiş ve kazı alanı Eşrefpaşa Caddesi’ne kadar ulaşmış, Agora da böylelikle otoparka komşu olmuş. Otoparkın en üst katına çıktığınızda sizi, bir yanda Kemeraltı,diğer yanda Smyrna Agorası ve Basmane’nin olduğu enfes bir Tarihi Kent Merkezi manzarası karşılıyor.

Namazgah Hamamı
Adını bulunduğu Namazgah semtinden alan hamam, kadın ve erkekler kısmından oluşan çifte hamam yapısında inşa edilmiş. Kesme taş ve tuğladan yapılmış olan Namazgah Hamamı, soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana geliyor. Namazgah Hamamı’nın
17. yüzyılda inşa edildiği düşünülüyor.
Hamam İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek yeniden hizmete açılacak. Hamam 816 sokakta, Agora’nın girişinde yer alıyor.

Agora Semt Merkezi
Agora Semt Merkezi, kadın ve çocuklar için bir eğitim ve üretim merkezi olması amacıyla Konak Belediyesi tarafından hizmete açılan 12 semt merkezinden biri. Bölgedeki tarihi konutlardan birinde 2010 yılında kapılarını açan Agora Semt Merkezi’nde başta el sanatları olmak üzere
çeşitli meslek edinme kursları düzenleniyor. Ayrıca, kültür sanat etkinlikleri, geziler, seminer ve panellerle de kadınların hem sosyal
yaşama hem de üretime katılması destekleniyor.

Manisa Akhisar Oteli
Eski İzmir ile ilgili belgesel ve gezi programlarında sık sık gösterilen ve Kortejo mimarisini özgün haliyle
günümüze kadar koruyabilmiş en güzel mekânlardan biri olan Manisa Akhisar Oteli’nin avlusundaki tulumba, bir zamanlar her odasında bir Yahudi ailenin konakladığı kortejonun su ihtiyacını karşılıyormuş. Salih Acar, dededen miras bu oteli 30 yılı aşkındır kendisi işletiyor. Dedesi, Kıbrıs’tan İzmir’e 1922 yılında kentin kurtuluşunun ardından gelmiş. Önce gazoz işine girerek Türkiye’nin ilk meyveli gazozlarını üreten kişi olmuş. Sonrasında uzun yıllar kortejo olarak kullanılan bu yapıyı satın alarak Manisa Akhisar adını vermiş.

Tevfik Paşa Hamamı
Günümüzde hala işler durumda olan Tevfik Paşa Hamamı Batılılaşma Dönemi’ne ait mimari özellikleri ve alçı süslemeleri nedeniyle, en geç 18. yüzyıl sonlarında inşa edilmiş olabileceği düşünülmekte. Planında çeşitli değişiklikler yapılan hamamın soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık mekânları bulunuyor.

Sütveren Meryem Ana Dua Evi
Kadifekale ile Kemeraltı arasında kurulmuş Yeni Smyrna’nın su ihtiyacını karşılamak için Roma Dönemi’nde su
kanalları yaptırılmış. Ancak, yüzyıllar içinde antik kenti Kadifekale’ye bağlayan gizemli tüneller olarak efsaneleşmiş bu su
kanalları. Bizans ve Osmanlı Dönemleri’nde de kullanılan kanalların, yaklaşık 2 metre yüksekliğinde ve 90 cm genişliğinde olanları
vardır. Sütveren Meryem Dua Evi de bahsettiğimiz bu kanallardan birinde yer alıyor. 19. yüzyılda bir ziyaret yeri olan Sütveren Meryem Dua Evi’ne Müslümanlar “Süt Kuyusu”, Hristiyanlar ise “Panagia Galatusa – Sütveren Meryem” adını vermişler. Burada yer alan çeşmeden akan suyu içenlerin sütlerinin çoğaldığına ve doğurganlıklarının arttığına inanılırmış. Konak Belediyesi bu yapıyı restore ederek ziyarete açmıştır.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply